7318 Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’unun 10’uncu maddesi ile 5015 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen hükme göre lisans sahipleri hakkında 213 sayılı Kanun’un 134’üncü maddesi kapsamında vergi incelemesine başlandığının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (“EPDK”) bildirilmesiyle birlikte lisans sahiplerinin faaliyetleri ve lisansları durdurulmaktaydı.

Anılan hüküm; Anayasa Mahkemesinin 14/11/2023 tarihli ve 32369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 28/09/2023 tarihli, 2023/35 E. 2023/163 K. sayılı kararı (“İlk İptal Kararı”) ile 7491 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 02/10/2024 tarihli ve 32680 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 27/06/2024 tarihli, 2023/136 E. 2024/127 K. sayılı kararı (“İkinci İptal Kararı”) ile 7546 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi uyarınca dört farklı değişikliğe uğramıştır.

Nihai olarak, Anayasa Mahkemesinin 09/12/2025 tarihli ve 33102 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 22/07/2025 tarihli 2024/54 E. 2025/163 K. sayılı kararıyla (“Üçüncü İptal Kararı”), İlk İptal Kararı’nda belirtilen; tedbirin değişen şartlara göre soruşturma ve kovuşturma aşamalarında gözden geçirilerek kaldırılmasına imkân tanınmadığı yönündeki gerekçenin karşılanmaması sebebiyle, 5015 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içerisinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez” ibaresi ile fıkranın ikinci ve üçüncü cümlelerini iptal edilmiştir.

Bu kapsamda işbu bilgi notumuzda 5015 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin iptal kararları ve değişikliklerle geçirdiği gelişim, Üçüncü İptal Kararı, iptal kararının mevcut davalar üzerindeki olası etkileri ve Karar’ın yürürlülüğünün ertelenmiş olması nedeniyle iptal edilen hükümler uygulanıp uygulanmayacağı sorunu aşağıda detaylı olarak yer verilmiştir.

I. Gelişim

Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi, İlk İptal Kararı’yla 7318 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinin “ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez” kısmının iptaline karar vermişti.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce 27/12/2023 tarihinde 7491 sayılı Kanun’un 48’inci maddesiyle değiştirilerek “Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır” hükmü eklenmişti.

Söz konusu değişiklikten sonra 5015 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinin altıncı cümlesinde geçen “Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez” hükmü Danıştay 13. Dairesinin somut norm denetimi başvurusu neticesinde yoluyla Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi İkinci İptal Kararı’yla; anılan hükmün değişen şartlara göre uygulanmakta olan tedbirin devamının gerekli olup olmadığının yetkili makamlarca değerlendirilmesine imkân tanımadığı, ayrıca tedbire muhatap olan taraflara da tedbirin gözden geçirilmesine ilişkin talepte bulunma hakkı vermediği gerekçesiyle bireylere aşırı bir külfet yüklediğini ve orantılılık ilkesine aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle söz konusu hüküm, Anayasa’nın 13 ve 48’inci maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiş ve iptal kararının 2/10/2024 tarihinden başlayarak dokuz ay sonra 02/07/2025 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmişti.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesinden bir gün önce yürürlüğe girmek üzere 30/03/2025 tarihinde 7546 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesiyle değiştirilerek “Bu tedbirin kaldırılıp kaldırılamayacağı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından temin edilecek bilgilere göre üç ayda bir değerlendirilir. Ancak bu tedbirin süresi Kuruma yapılan bildirimden itibaren bir yılı geçemez” hükmü eklenmişti.

II. Anayasa Mahkemesinin 22/07/2025 tarihli 2024/54 E.-2025/163 K. Sayılı Kararı

Anayasa Mahkemesi tarafından İlk İptal Kararı’nda “tedbir işleminin değişen şartlara göre soruşturma ve kovuşturma aşamasında gözden geçirilerek kaldırılmasına veya bu süre zarfından faaliyetin geçici olarak durdurulmasında daha hafif tedbirin uygulanmasına imkan tanımayan kuralın kişilere aşırı bir külfet yüklediği ve kamu zararının önlenmesi biçimindeki amaç ile teşebbüs özgürlüğüne getirilen sınırlama arasındaki makul dengenin bozulduğu, kuralın orantısız, dolayısıyla ölçüsüz bir sınırlamaya neden olduğu” gerekçesiyle iptal kararı verilmişti.

İlk İptal Kararı sonrasında 7491 sayılı Kanun’un 48’inci maddesiyle EPDK tarafından geçici durdurma kararının devam edip etmeyeceğini ilgili suçlarla sınırlı olarak savcılık veya mahkemelerden aldığı bilgilere göre her altı ayda bir değerlendirileceği düzenlenmişti. Buna ek olarak kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi veya mahkûmiyet dışındaki bir hükmün verilmesi ya da HAGB kararı halinde geçici durdurma işlemi derhâl kaldırılacağı eklenmişti.

Anayasa Mahkemesi 7491 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin “başlatılan soruşturma ve kovuşturma aşamasında söz konusu faaliyetlere ilişkin olarak ceza soruşturması başlatılmasına neden olan tespitlerden farklı durumların ortaya çıkması hâlinde EPDK ‘ca otomatik olarak uygulanacak olan geçici durdurma tedbirinin değişen şartlara göre gözden geçirilmesini sağlayacak herhangi bir güvenceye yer vermediğini” kabul etmiştir. Bu kapsamda geçici durdurma tedbirinin altı aylık süre boyunca yeniden değerlendirilmesine imkân sağlayan bir güvencenin mevcut olmadığı gözetildiğinde altı aylık sürenin ticari hayat açısından uzunluğu da dikkate alındığında tedbirin uygulanacağı ilk altı aylık süre bakımından kişilere yüklenen külfetin orantılı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

İlk İptal Kararı’nda belirtilen tedbirin değişen şartlara göre soruşturma ve kovuşturma aşamalarında gözden geçirilerek kaldırılmasına imkân tanınmadığı yönündeki gerekçenin karşılanmaması sebebiyle İlk İptal Kararı’ndan ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığına kanaat getirmiştir.

Yukarıdaki gerekçelerle Anayasa Mahkemesi 5015 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içerisinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez” ibaresi ile fıkranın ikinci ve üçüncü cümlelerinin oybirliğiyle iptaline karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında ilgili hükmün iptal öncesi ve sonrası hali aşağıda yer almaktadır:

Eski Haliİptal Sonrası Geçerli Hüküm

Madde 20 (…)

(g) (Ek:29/4/2021-7318/10 md.) Bu Kanuna göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanunun 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içerisinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. (Ek cümleler:27/12/2023-7491/48 md.) Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. (Değişik cümle:27/3/2025-7546/6 md.) Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi görevi bulunduğunun Kuruma bildirilmesiyle söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmemesi tedbiri Kurum tarafından uygulanır. (Ek cümleler:27/3/2025-7546/6 md.) Bu tedbirin kaldırılıp kaldırılamayacağı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından temin edilecek bilgilere göre üç ayda bir değerlendirilir. Ancak bu tedbirin süresi Kuruma yapılan bildirimden itibaren bir yılı geçemez.  

 

 

Madde 20 (…)

(g) (Ek:29/4/2021-7318/10 md.) Bu Kanuna göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanunun 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir.   Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. (Değişik cümle:27/3/2025-7546/6 md.) Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi görevi bulunduğunun Kuruma bildirilmesiyle söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmemesi tedbiri Kurum tarafından uygulanır. (Ek cümleler:27/3/2025-7546/6 md.) Bu tedbirin kaldırılıp kaldırılamayacağı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından temin edilecek bilgilere göre üç ayda bir değerlendirilir. Ancak bu tedbirin süresi Kuruma yapılan bildirimden itibaren bir yılı geçemez.  

 

 

 

 

 5015 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinin anılan kısımlarının iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte olduğu gerekçesiyle Üçüncü İptal Kararı’nın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. 09/12/2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Üçüncü İptal Kararı, 09/09/2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

III. İptal Edilen Hükümlerin Erteleme Sürecinde Uygulanıp Uygulanmayacağı Sorunu

Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlük tarihini dokuz ay ertelemiş olup, iptal edilen hükümler bu sure zarfında yürürlükte kalmaya devam edecektir. Dolayısıyla, konuya pozitivist bir yaklaşımla bakıldığında bu hükümler yürürlükte kalacağından, uygulanmasına da devam edilmesi gerektiği gibi bir sonuç çıkmaktadır. Bununla birlikte, Anayasaya aykırılığı Anayasa Mahkemesince karar altına alınmış olan bir hükmün uygulanmaya devam edilmesi, Anayasanın üstünlüğü ilkesiyle çelişeceğinden en azından kişilerin aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanmaması gerekir. Kişilerin lehine olacak hükümlerin ise uygulanmasının kazanılmış hakların korunması ilkesine uygun olacağı düşünülmektedir.

Öte yandan, söz konusu hükümler uygulanmaya devam edilerek bu hükümlere istinaden lisans sahiplerinin lisansa tabi faaliyetlerini geçici olarak durdurulsa bile pratikte bu işleme karşı açılacak davalarda mahkemelerin Anayasaya aykırılığı resen ya da iddia üzerine göz önünde bulundurması gerektiği değerlendirilmektedir.

Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’’nun 26/06/2008 tarih ve E. 2007/2326 K. 2008/1714 sayılı kararda, “Anayasa Mahkemesi’nce bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği bilinmesine rağmen, görülmekte olan davaların, Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceğini kabul etmek gerekir” şeklinde hüküm tesis edilmiştir.

Sonuç olarak, EPDK’nın iptal edilen hükümlere dayanarak bundan böyle lisans sahiplerinin lisansa tabi faaliyetlerini geçici olarak durdurmaması, piyasa faaliyetleri geçici olarak durdurulsa bile konunun intikal edeceği mahkemelerin Anayasa’ya aykırılığı göz önünde bulundurması gerektiği kanaatindeyiz. 

İV. İptal Edilen Hükümler Uyarınca Piyasa Faaliyetleri Geçici Olarak Durdurulan Lisans Sahiplerinin Mevcut Davaları

EPDK tarafından lisansa tabi faaliyetleri daha önce geçici olarak durdurulan lisans sahiplerinin durumunu, tedbir işleminin kesinleşip kesinleşmediği esas alınarak değerlendirmek gerekir.

Tedbir işlemi hakkında yargı yoluna başvurulmamışsa veya yargı yoluna başvurulmuş olmakla birlikte dava reddedilerek işlem kesinleşmişse, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümemesi ilkesi gereği, bu işlemlerin Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararından etkilenmeyeceği kabul edilmelidir. Bununla birlikte, tedbir işlemi kesinleşmiş olsa dahi, lisans sahipleri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ya da beraat kararının kesinleşmesini bekleyenler bakımından, Üçüncü İptal Kararı’nın gerekçesinde vurgulanan “tedbirin değişen şartlara göre soruşturma ve kovuşturma aşamasında gözden geçirilmesi” gerekliliği uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasının uygun olacağı kanaatindeyiz.

Öte yandan henüz kesinleşmemiş tedbir işlemleri bakımından, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mahkemelerce Anayasa’ya aykırılık tespiti dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini değerlendiriyoruz.

Daha fazla bilgi ve destek için info@mapartners.com.tr adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

  •  

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir